Fenleri
dinle.
Kâinattaki ölçü ve düzen bize Rabbimizi nasıl tanıttırır? Bu âlemde insanın yeri ve vazifesi nedir?
Dört soru, birbirine açılan dört kapı
Fenler neyi gösteriyor?
Ölçüyü, düzeni ve varlıkların birbirine hizmetini.
Bu düzen niçin kurulmuş?
Allah’ın isimlerini tanımaya açılan bir âlemi.
Ben burada ne yapacağım?
Hayatımı ve yeteneklerimi hangi gayeye yönelteceğimi.
Nasıl bir varlığım?
Kıymetimi, ihtiyaçlarımı ve gelişme kabiliyetimi.

Yeryüzü bir eczane
Bir ilacın faydası; maddesine, terkibine ve ölçüsüne bağlıdır. Eczanede yalnız malzemeyi değil, malzemeyi tanıyan ve ölçüsünü bilen bir ilmi de fark ederiz.
Canlıların yapılarındaki terkipler de belli ölçülerle hayatın sürmesine hizmet eder.
Ölçü ilmi, faydaya yönelen işleyiş hikmeti tanıttırır.

Bir hücrede birlikte çalışan bir dünya
Enerji üretilir, proteinler yapılır, maddeler taşınır. Her parça, diğerleriyle ilişkili olarak aynı hayatın devamına hizmet eder.
Bir parçanın görevini anlamak için, bağlı olduğu bütünü de bilmek gerekir.
Bu uyum, bütünü kuşatan ilmi, kudreti ve sanatı gösterir.

Dünya bir rızık ambarı
Canlıların ihtiyaçları farklıdır. Yeryüzünde bu ihtiyaçlara hizmet eden türlü besinler yetişir; baharla birlikte sofralar yenilenir.
Bir meyvenin bana ulaşmasında ışık, su, toprak ve ağacın birlikte işleyişi vardır.
Besinin karşısında ihtiyacı; ikramın içinde rahmeti fark ederim.

Farklı görevler, ortak bir hayat
Bir orduda görevler ve donanımlar farklıdır. Birlikte işleyiş, her birinin vazifesine uygun hazırlanmasını gerektirir.
Yeryüzündeki canlıların farklı ihtiyaçları; bedenimizdeki savunma hücrelerinin görev paylaşımı da böyle düşünülebilir.
Çeşitlilik içindeki idare, bütün canlıları bilen ve gözeten Rabbimizi tanıttırır.

Gökyüzünün ışığı, yeryüzünün hayatı
Güneş’in çekirdeğinde füzyonla enerji üretilir. Dünya bu yıldızdan ışık ve ısı alır.
Fizik bu süreci açıklar. Süreci öğrendikçe, onun büyüklüğünü ve dünyadaki hayata hizmetini daha iyi fark ederiz.
Bu büyük işleyişte kudreti; hayata hizmetinde hikmet ve rahmeti okuruz.

Bir çekirdekte geniş bir işleyiş
Bir ağaç, bir kelime gibi; çekirdek, onun gelişmesine ait özeti taşıyan bir nokta gibidir.
DNA dizileri, hücrenin işleyişinde kullanılan bilgiyi taşır. Tohumun gelişmesinde bu bilgi, çevre şartlarıyla birlikte işler.
Küçük bir varlıktaki geniş ilişkiler, ilahî ilim ve hikmeti tanıttırır.

Matematik, ölçüyü görünür kılar
Sayılar, oranlar ve formüller; varlıkların işleyişindeki düzenli ilişkileri ifade eder.
Bir bitkinin dizilişini matematikle incelemek, biçimlerin içindeki ölçüyü daha dikkatli görmemizi sağlar.
Hesabı öğrenmek, yaratılıştaki hikmeti düşünmemizi derinleştirir.

Şimdi kendi bedenine bak
Bu satırı okurken gözün ışığı alır, sinirlerin iletir, zihnin anlam kurar. Kalbin ve akciğerlerin de aynı hayat için çalışır.
Bu işleyişi tanımak, sana verilmiş hayatın inceliğini fark ettirir.
Bedenimde sanat ve hikmeti görürüm. Hayatımın kıymetini bilerek sağlığımı korurum.
Bu düzen
niçin kurulmuş?
Eserlerin inceliğini ve birbirine hizmetini gördük. Şimdi bunların taşıdığı anlamı ve bize düşen karşılığı düşünelim.
Kâinatın bilinçli misafiriyiz
Bir sarayda misafir, eserlerin anlamını ve ikramın sahibini tanımaya davet edilir. Kâinattaki eserler Allah’ın isimlerini tanıtır; nimetler rahmetini tattırır.
- Tanımak
Eserde ilmi, kudreti ve hikmeti görmek.
- Sevmek ve şükretmek
Nimeti vereni tanımak; ikramı kıymet bilerek kullanmak.
- Kulluk etmek
Bu tanımaya ibadetimizle ve davranışlarımızla karşılık vermek.
İnsan dünyaya niçin gelir?
Hakikati araştıran bir aklım, seven bir kalbim, iyiliği seçebilen bir iradem var. Bunlar, geniş bir vazifenin imkânlarıdır.
Bana verilen hayatla Allah’ı tanımak, sevmek, O’na kulluk etmek ve ebedî hayata hazırlanmak.
Kur’ân ve Hz. Muhammed’in (aleyhissalâtü vesselâm) rehberliği, bu vazifeyi nasıl yaşayacağımı öğretir.
Büyük sermaye, geniş vazife
Bir hizmetçiye elbise alması için verilir. O da elbisesini alır, vazifesini tamamlar.
Diğerine ticaret için verilir. Bütün parayı bir elbiseye harcarsa, büyük sermayenin gayesini kaçırır.
Akıl, kalp, duyular, irade ve ömür de büyük bir sermayedir. Bunları yalnız anlık istekler için tüketmek, yapabileceğimiz büyük işleri daraltır.
Her yeteneğimin bir vazifesi var
- Akıl ve merak
Doğru bilgiyi araştırmak, ilişkileri anlamak, öğrendiğimi faydalı bir işe dönüştürmek.
- Göz ve kulak
Güzelliği dikkatle incelemek, ihtiyacı fark etmek, karşımdakini dinlemek.
- Zaman ve beceri
Öğrenmeye, ibadete, dinlenmeye ve insanlara faydalı olmaya bilinçli vakit ayırmak.
Bugün bir adım: Öğrendiğin bir bilgiyi birinin işini kolaylaştırmak için kullan.
Duygularımı neye yönelteceğim?
- Sevgi ve şefkat
Vefa göstermeye, iyiliği gözetmeye ve ihtiyaç sahibine yardım etmeye.
- İrade
Anlık isteğin yanında doğru olanı da görmeye; faydalı işlere devam etmeye.
- Öfke
Birini kırmak yerine, haksızlığın ölçülü ve doğru bir yolla giderilmesini aramaya.
Kendimi geliştirmek: Her duyguyu vazifesine yöneltmek.

Çalışırım.
Rabbime güvenirim.
Sınava hazırlanırım, eksiklerimi gideririm, elimden geleni yaparım. Sonucu Allah’a bırakırım.
Tevekkül, çalıştıktan sonra her şeyi kendi gücümle yönetmek zorunda olmadığımı bilmektir.
İman, gayretime bir istikamet; sınırlı gücüme bir dayanma noktası verir.
Nimette şükür, ihtiyaçta dua
Nimeti fark ederim
Bir meyvenin tadını ve bana gelişini düşünürüm. Şükreder, israf etmeden kullanır, paylaşırım.
İhtiyacımı arz ederim
Zorlandığımda Rabbime dua ederim. Duayı kulluk ve yakınlık olarak yaşar, cevabı O’nun hikmetiyle birlikte düşünürüm.
İman, günlük hayatımda şükür, güven ve sorumluluk olarak karşılık bulur.

İnsan nasıl bir varlıktır?
Mahiyet; nasıl bir varlık olduğumu, neye muhtaç ve neye kabiliyetli bulunduğumu anlatır.
Bir sanat eserinin değeri yalnız malzemesiyle anlaşılmaz. Üzerindeki sanat da okunur.
Ben de Allah’ın isimlerinin eserlerini taşıyan, kıymetli ve sorumluluk sahibi bir varlığım.
İman, kendimi Yaratıcımla olan bağım üzerinden tanımamı sağlar.
Gücüm sınırlı, ihtiyaçlarım geniş
Acz
Her şeye gücüm yetmez. Hayatımın bütün şartlarını kendim sağlayamam.
Fakr
Suya, havaya, besine ve yardıma muhtacım. İhtiyaçlarım elimle ulaşabildiğim alanı aşar.
Bu sınırları fark etmek, Allah’ın kudret ve rahmetine yönelmeye bir kapı açar. İhtiyacımı kabul eder, yardım ister, bana verilen imkânlarla çalışırım.

Bir çekirdek gibi gelişebilirim
Çekirdekte ağaca dönüşme istidadı, yani gelişme kabiliyeti vardır. Bu imkân, uygun bir yönelişle açılır.
Aklımı öğrenmeye, kalbimi Allah’ı tanımaya ve sevmeye, irademi iyiliğe yönelttikçe yeteneklerim gelişir.
Gerçek ilerleme, bana verilen bütün yeteneklerin vazifelerini yapmasıdır.
İç dünyam da bir saray
Akıl, kalp, duyular ve irade; bu sarayda farklı vazifeleri birlikte yürütür. Hepsini tek bir hevesin emrine vermek, geniş kabiliyetlerimi dar bir alana sıkıştırır.
Ahsen-i takvim: Geniş kabiliyetlerle güzel bir yaratılışa sahip oluşum. Bu imkânı iman ve salih amelle geliştirebilirim.
Her seçimimde sorabilirim:
Hangi yeteneğimi, neye hizmet ettiriyorum?
Şimdi kendi cümlelerinle
- Bir fen örneği seç. Hangi işleyişi gördün; ilim, hikmet veya rahmet yönünden ne düşündürdü?
- Bu âlemin bilinçli bir misafiri olmak, günlük davranışlarında neyi değiştirir?
- Bir duygunu veya yeteneğini seç. Bu hafta onu hangi faydalı işe yöneltebilirsin?
Âlemi tanı.
Rabbini tanı.
Hayatına yön ver.
Bir bilgiyi dikkatle incele.
Bir nimeti fark edip şükret.
Bir yeteneğini faydalı bir işe yönelt.